20070607

şakı sözü gibi...

kalbim salaş pansiyonudur aşkın
kösnül rüyalarıyla ünlüdür dört oda
zevkin bini bi para duvarlar
acımın şarabi aktığı kalemimle boyanmıştır

seçici geçirgen bir düştür yüreğim
yaşayabileceğim kokuları hapseder içine
bir kişi girmemiştir ki içine
bana sevgisi katlanarak büyür nefrete

iyi bir adam olabilmenin
tüm kötü yanlarını taşıtırım kapılara
şimşek gibi çarpılıp,kanayan odalara
girilmemiştir ve girilmeyecektir bir daha

---------------------------------------------------
buna her bakışımda pop şarkısı sözü gibi geliyor,bir anda çıkmıştı.
hiç değişiklik yok.aslında ismide yok

Etiketler:

hiç bitmeyen hikayelerden

öküz boynuzunda şehir,
damarları yollar; hikayeler taşır,
kaşif gemilerinin düştüğü uçlara kadar

akşam üstü. yem bulmuş kuşlar eve dönüyor

I

...dar bir sokağa sarkan balkonda bir kız ağlar. sandalyede, dirsekleri balkon demirlerinde, yüzü kollarına gömülü. kısa siyah saçlar,bembeyaz bir ten. en yardım istenilen ve en uzak yerdir balkon, insan görüntülerinin arasında kimsesizliğin ana vatanı. belli belirsiz bir müzik sesi kaldırtır başını. müzik en acımasız bahanedir aslında; çölden alıp buzula atan. üşüdüğünü fark edip içeri girer. elinde bir kupa üstünde boyunlu bir kazakla döner balkona, belli belirsiz sesi tekrar yakalar...

kolumu sıktı. bir uzvun bedene yalan atması nasıl olabilir, beden bunu nasıl düşünebilir ve onur için, o insanları kırmaktan başka bir işe yaramayan erdem yoksulu şey için kolumu nasıl sıkar. neyim ben orospu mu? utanmam sıkılmam mı gerekiyordu yapmak istediğim şeyi yapmak için. neden güvenmiyor bana? sadece oturup muhabbet ediyorduk. her konuştuğum erkeğin değilim ben, kadınınım dediğimim. aciz ve bakılması gereken biri değilim. niye niye bana böyle davranıyor. onu seviyorum, hayatımı mahvetmeyecek kadar. neden yıkıcılaştırıyor aşkı?

Etiketler:

...

ah biz ne kadar da kötü çocuklarız; babalarımızın kıymıklı ellerine hep karşı durduk. hiç anlamadık o odunların topraktan beslendiğini, bizim onlara ancak kaynak olabildiğimizi. sebepsiz büyüdük, türümüz olmayan, meyvesiz ama güçlü bir ağaçtan göklere. belki bizi, işimize yaramayacak meyvelerimiz için yaptılar, belki de güzel kokan bir çiçek için ama şunu biliyorduk ki hangi sebeple olmuşsak olalım, biz istememiştik dünyaya gelmeyi. gövdeye sarılan dallarımızı kestiler, öldürmeyelim diye güneşsizlikten onları; uzayıp giden dallarımızı kestiler rahatsız etmeyelim diye başka sınırları. koruyamadılar bizi küçük baş hayvanların katliamından, koruyamadılar. yaralandık bazılarımız öldü, düşenler oldu yere, yerine kaçak göçek çocuklar doğdu.

Etiketler:

dini ölmüş tanrı

                                                zynb

görünüşleri kurban ettik
sevgilerimizin alınlarına
bir nokta kan için
adakların acıları
ayinlerimizde eridi gitti
çarşaf çarşaf zamanla birlikte
tarihe.

şimdi kaybolduk kalabalıkta
isimlerimizi duya,bağıra
taktırdık derilerimizi
çocukluktan beri tanıdık totemlere

senin dışında hiçbir din
almıyor acısını yaramın
ah milyonlarca çocuğumu
kestim ya senin mabedinde
duy beni

sen yabancılaşmış kul
ben, doğruyla kurtuluş
arasında kalmış
yalancı.

Etiketler:

üçleme

I. cehennem

kördür şair;
karanlık filtreli bir bakıştır dünyadaki nefesi
imgelemdir kalemindeki sesi

II. cennet

hastalıktır şiir;
vücudu sarsan bir öksürüğün
elde bıraktığı kan
ve
gözlere bulaşan anlam

III. araf

ölüdür okuyucu;
herşey onun için olan
ve
onda değer bulan bir yaratıdır herşey,
bir tabut gibi

Etiketler:

aşk

                                            ayşy

göğsünü yaracak bir sevgi
ve
dölünü kalbine akıtacak
bir güç

Etiketler:

giriş

bu notlar,karalamalar,sözler,öyküler,şiirimsiler,şiirler,harflerle yapabildiğim herşey yaşanmışlıklarımın ürünüdür. değerleri benim içindir ve en nihayetinde bu blog benim içindir.yazıların anlamları, tarihleri, anlattıkları içlerinde gizlidir. kafamın estiğine göre koyacağım için içimdeki kaosa göre bir sıra izlenecektir.

sizin için, birşeylere benzetilebilir daha anlamlı olması için
insan
gizlerini uzak bir ağacı oyup, onun içine bağırır, 
ağlama duvarının önünde içlerini dökerek ağlar,
özgür bir ağacın üzerine çaputlar bağlar,
gökyüzünün derinliğinde kayacak yıldızlar arar
...
aslında birazda tarihimden kurtulma çabamdır,yeni şeyler yazabilmek için eskisini silmek gerekir ki, eskisini bir anda silebilmek acı verir. ben paylaşarak unutmayı tercih ederim...

Etiketler: