20080905

methüsena

leto'ma

I. başlangıç


her yüzün gizinde

bir aşk yatar.

akar kanı ya yoluna

kurban edilir sözcükler


II özlem


İçim taze falez

Denizimsin masmavi


III bekleyiş


bir boşluğu oynuyor yüzüm

elbet bi gün

akar düğümlü güğümüm,

boşalır gelir gülkurusu sülün

göğsüne göğümün


IV vuslat


“sözlerim ağır ağuda yıkandı”



sarar incecik bir kabuk yüreği

bir sokak daha yaşlandırır bedeni

çünkü görürsün

teğetleri, mutluluğun kontürleri.


güle ulaşan bülbülün

kapanmaz yaraları

ağıtlarında kanar ya şimdi


sızlıyor fahişe yüreğim.


kaza süsüyle şık bir aşkın

yol kenarında ölmüşlüğüdür;

kalpten kafatasına çığlıklarla koşan

bir adam.


sanılır ki bu özgürlüğün,

özlem yüklü adımları hafif

offf



kalbimdeki bir oda

güzelliğinin panzehiriyle

doldu

Etiketler:

20071103

milatlı şiir

... , ...

bir çay molası;
gözlerimden hasretine
kalkacak otobüsün izlerine bulanmış
küçük ekmek kırıntıları ile
bitmemiş yol, bir çocuk
büyüdükçe
biter.
(milat)
biter,
büyüdükçe-
de biten yolla bir çocuk;
küçük ekmek kırıntıları,
kaybolan otobüsün isinden bulunamamışsa.
göğsümden özlemine
sonsuz volta edası.

... , ...

Etiketler:

kokun, tohumundu

zor
bir dil
konuştu
ciğerlerimde açan çiçek

“bir hançer yedin göğsüne;
asfalt saplı”

dayanamadım,düştüm.

kor
bir kırbaç gibi
destekledi
kökü sende olan hayaller.

sele benzer
yüzünün aydan aksi,
kalbimin yanan odalarına
dolgu oldu doldu

Etiketler:

Elif’e

Elif’e doğum günü için

I

      e'ye


dayanamayıp; o saydam bedenini, bilmediği diplere bırakan küçük damla, altı alev tende yine buharlaştı . O da sakladı, küçük bir çocuğun çamurlu ellerini annesinden gizlemesi gibi hüzün gölünün dibindeki gözlerini. hıçkırıklarını zor zapteden bir cümleyle kurtuldu ruhunun dans ederken yere yığılmasından.(ah, o ayla yan yana olunan anlarda, elini değdirememek yüzüne ve dokunamamak derinlik sarhoşluğuna).


II

       l'ye



ey kumral rüzgar birine ait gibi duruyorsun avuçlarımda. nasıl olabilir bu ? saymış mı sanki saçının tanesini o, sayabilir miymiş sanki ? yüzüme deyen ıslığın o uzak fırtınanın bir parçası değil. bil. ve korkma çıkarmaya, o adaya sıkıştırdığın koca bedenini; ser gökyüzü gibi kendini dünyaya.


III
 
           i'ye


kokusu masallara yakışır bir güvercindi sesi,üzerinde yürüdüğü her türkü hüzün taşıyan bir bulut olup ılık ılık yağardı, giysiler altındaki tenlere, rapsodiler açardı etten kalelerde. kılıç şakırtılarından yalnız bir kemanın kelebek kanadı gibi havaya işleyen sesine


IV
 
           f'ye


kapalı gökyüzü gri bulutlarla. bir sis doluyor beyaz odalara. garip bir his sarmalanıyor yataktaki insanlara. ve kadrajda bir kız çocuğu. bir bıçak kaydırıyor hayalindeki uzun saçlara, adakları dökülüyor yüzünden yerlere, hasta tanrısının gözlerinin ucunda...
( - ben... özür dilerim...)

Etiketler:

20070607

şakı sözü gibi...

kalbim salaş pansiyonudur aşkın
kösnül rüyalarıyla ünlüdür dört oda
zevkin bini bi para duvarlar
acımın şarabi aktığı kalemimle boyanmıştır

seçici geçirgen bir düştür yüreğim
yaşayabileceğim kokuları hapseder içine
bir kişi girmemiştir ki içine
bana sevgisi katlanarak büyür nefrete

iyi bir adam olabilmenin
tüm kötü yanlarını taşıtırım kapılara
şimşek gibi çarpılıp,kanayan odalara
girilmemiştir ve girilmeyecektir bir daha

---------------------------------------------------
buna her bakışımda pop şarkısı sözü gibi geliyor,bir anda çıkmıştı.
hiç değişiklik yok.aslında ismide yok

Etiketler:

hiç bitmeyen hikayelerden

öküz boynuzunda şehir,
damarları yollar; hikayeler taşır,
kaşif gemilerinin düştüğü uçlara kadar

akşam üstü. yem bulmuş kuşlar eve dönüyor

I

...dar bir sokağa sarkan balkonda bir kız ağlar. sandalyede, dirsekleri balkon demirlerinde, yüzü kollarına gömülü. kısa siyah saçlar,bembeyaz bir ten. en yardım istenilen ve en uzak yerdir balkon, insan görüntülerinin arasında kimsesizliğin ana vatanı. belli belirsiz bir müzik sesi kaldırtır başını. müzik en acımasız bahanedir aslında; çölden alıp buzula atan. üşüdüğünü fark edip içeri girer. elinde bir kupa üstünde boyunlu bir kazakla döner balkona, belli belirsiz sesi tekrar yakalar...

kolumu sıktı. bir uzvun bedene yalan atması nasıl olabilir, beden bunu nasıl düşünebilir ve onur için, o insanları kırmaktan başka bir işe yaramayan erdem yoksulu şey için kolumu nasıl sıkar. neyim ben orospu mu? utanmam sıkılmam mı gerekiyordu yapmak istediğim şeyi yapmak için. neden güvenmiyor bana? sadece oturup muhabbet ediyorduk. her konuştuğum erkeğin değilim ben, kadınınım dediğimim. aciz ve bakılması gereken biri değilim. niye niye bana böyle davranıyor. onu seviyorum, hayatımı mahvetmeyecek kadar. neden yıkıcılaştırıyor aşkı?

Etiketler:

...

ah biz ne kadar da kötü çocuklarız; babalarımızın kıymıklı ellerine hep karşı durduk. hiç anlamadık o odunların topraktan beslendiğini, bizim onlara ancak kaynak olabildiğimizi. sebepsiz büyüdük, türümüz olmayan, meyvesiz ama güçlü bir ağaçtan göklere. belki bizi, işimize yaramayacak meyvelerimiz için yaptılar, belki de güzel kokan bir çiçek için ama şunu biliyorduk ki hangi sebeple olmuşsak olalım, biz istememiştik dünyaya gelmeyi. gövdeye sarılan dallarımızı kestiler, öldürmeyelim diye güneşsizlikten onları; uzayıp giden dallarımızı kestiler rahatsız etmeyelim diye başka sınırları. koruyamadılar bizi küçük baş hayvanların katliamından, koruyamadılar. yaralandık bazılarımız öldü, düşenler oldu yere, yerine kaçak göçek çocuklar doğdu.

Etiketler:

dini ölmüş tanrı

                                                zynb

görünüşleri kurban ettik
sevgilerimizin alınlarına
bir nokta kan için
adakların acıları
ayinlerimizde eridi gitti
çarşaf çarşaf zamanla birlikte
tarihe.

şimdi kaybolduk kalabalıkta
isimlerimizi duya,bağıra
taktırdık derilerimizi
çocukluktan beri tanıdık totemlere

senin dışında hiçbir din
almıyor acısını yaramın
ah milyonlarca çocuğumu
kestim ya senin mabedinde
duy beni

sen yabancılaşmış kul
ben, doğruyla kurtuluş
arasında kalmış
yalancı.

Etiketler:

üçleme

I. cehennem

kördür şair;
karanlık filtreli bir bakıştır dünyadaki nefesi
imgelemdir kalemindeki sesi

II. cennet

hastalıktır şiir;
vücudu sarsan bir öksürüğün
elde bıraktığı kan
ve
gözlere bulaşan anlam

III. araf

ölüdür okuyucu;
herşey onun için olan
ve
onda değer bulan bir yaratıdır herşey,
bir tabut gibi

Etiketler:

aşk

                                            ayşy

göğsünü yaracak bir sevgi
ve
dölünü kalbine akıtacak
bir güç

Etiketler:

giriş

bu notlar,karalamalar,sözler,öyküler,şiirimsiler,şiirler,harflerle yapabildiğim herşey yaşanmışlıklarımın ürünüdür. değerleri benim içindir ve en nihayetinde bu blog benim içindir.yazıların anlamları, tarihleri, anlattıkları içlerinde gizlidir. kafamın estiğine göre koyacağım için içimdeki kaosa göre bir sıra izlenecektir.

sizin için, birşeylere benzetilebilir daha anlamlı olması için
insan
gizlerini uzak bir ağacı oyup, onun içine bağırır, 
ağlama duvarının önünde içlerini dökerek ağlar,
özgür bir ağacın üzerine çaputlar bağlar,
gökyüzünün derinliğinde kayacak yıldızlar arar
...
aslında birazda tarihimden kurtulma çabamdır,yeni şeyler yazabilmek için eskisini silmek gerekir ki, eskisini bir anda silebilmek acı verir. ben paylaşarak unutmayı tercih ederim...

Etiketler: